özgün yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgün yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Şubat 2016 Pazartesi

Neyleyim

Umutsuz Bekleyişlerimize Bir Kuru Tane
Acziyetimiz hat Safhada, Çürük Kokusu
Kayıplarla Buluşlar Tek Hedef Savaştayız.
Sevgi bile Karşımda Yeğlemem Düşmanı.

Yatırdım Saatleri Sol Göğsüme
Çektim Yorganı Göz Bebeklerime
Ateş Yağar  Tenime Sensizim.
Sevgi bile Karşımda Neyleyim Düşmanı.

Kara Kaplıdır Kara Kalelerin
Aşılmaz Yerlerdesin  Gelemem
Örme Duvar Aramıza Geçemem
Sevgilim bile Karşımda Meyletmem Savaşa
Savaşı Neyleyim ki İstemem ben İstemem...

Uzun Yollarımıza Yıldızlar Yağdı SeSSizce
Kara Cahil Kadın;
"-Sus Pis, Aşağılık Aşık..."
Ter Dökme Ey Can.
Eyy Aşk
Kaybeden Ne Sen ne Ben
Yalnızlık Böyleyken Neyleyim Savaşı...[24.02.2015]/[İ.G]

25 Ocak 2016 Pazartesi

Bir Pazarda İki Tegâh

Pazar Kurmuştuk Biz Onunla, Pazarımız Vardı...
Bu Hayatta O Bana Müşteri, Ben Ona Ev Sahibiydim.
Methettim Kendimi, Övdüm Yalansız...
Olmayana Bir Artı Katmadık; Yalın, Sade ve Duru...
Tezgâhımı da Ürünlerimi de, Beni de Doğru ve Kaliteli Olduğunu Görsün Diye..!
O da Açtı Tezgâh. Malları azdı Sesi de Kısık.
Tok Satıcı Gibiydi Bence Utangaç...
Pazarlayamıyordu Kendinde Olanı Hem Müşteri Hem Pazarcı Olan "BANA"
Tenha Kaldı Tezgâhı.
Ben Gittim.
Bu Nedir ? Bu Sende Midir?
Yardımcı Oldum hem Ona Hem Bana...
Bir Pazarda İki Pazarcı İki Yabancı!
O Pazarda Pazarcılar Müşteri İdiler Tezgâhlara...
Ben Bitirdim Mallarımı da Kendimi de: Kaldırdım Tezgâhımı..?
Onun Tezgâhı Çok Boş Kaldı, Belli Yabancıydı ve Yalnızdı ama Dik.
Kaldırmaya Başladık O Tezgâhları, Ben Mutlu ve Duygulu.
Şimdi ben Elleri Açık ve Samimi, O Tezgâh Hüzünlü, Sessiz ve Pişman Bir Müşteri.
Pazarlar Hep kurulmalı bu Hayatta.
Hikayeler de Daha Bitmedi, Bitmeyecek Belkide...[i.g]/ [22.12.2015]


11 Ocak 2016 Pazartesi

Meselenin Özü "... Biliyoruz ..."

Birde Şöyle Bir Mesele Var.
Örnekle Anlatmaya Çalışacağım. Ben Biyolog'um ve 4 Yıl Biyoloji Bilimi ve Alt Bilimleri Üzerine Eğitim Aldım. Makro ve Mikro Canlıların Hayatları, Anatomileri, Fizyolojileri ve Benzerleri (İç ve Dış Yapıları)Hakkında Tabiren Dirsek Çürüttüm.
Bir Arkadaş da Pazarda Tezgahtar, Okul İlmi Tahsil Etmemiş. İşini de Oldukça İyi Yapıyor.
Sağlam Laf Çeviriyor Ağzında. Klasik İki Yurdum İnsanıyız ve Her Konuda Bir Bilgi ve Yetenek Sahibiyiz ya... Bu Arkadaşım da Aynen Böyle.
Ara Ara Toplanıp Çaylı-Sigaralı Sohbetlerimiz olurdu.Konu Değişken Her Zaman. Bazen Din, Bazen Politika,Bazen Askeri Ama Değişken. Bunca Değişkenliğe Rağmen Biliyoruz Herşeyi..Öyle Gazete, Dergi,Kitap,Makale gibi Entellektüel İşleriyle İlgilenen Bir Tip Değil. Araştırmaz Yani :)
Klasik İşten Gelince Televizyon Makinesinin Karşısında Şu Dizi, Film, O Belgesel, Bu Haber Gezer Durur! Ülke ve Dünyaya Dair Bilgi! Depolar.
Bir Gün Bilim İnsanlarının Dünyanın Dönmesi Konusunda Bizleri Aldattığını Konuştuk. Öyle Hemen Reddetmedim, Elbette Onun da Sözleri ve Kanıtları Var Kendince..! Ama Bilgi Sahibi Olmamasına Rağmen Fikir Sahibiydi.Başka Bir Buluşmada Fizikti Konu ve Atomu Reddetti.
Geçenlerde Evrimi Duymuş bir Yerden Geldi Benimle Tartışıyor. Reddediyor Tabi.
Biraz Kendi Kendine Konuştu, Ara Ara Carles Darvine Küfürler Etti, Biraz Zaman Sonra Kendince Evrimi de Kanıtlıyordu. Bilimsel ve Kanıtsal Örnekler/Adresler Gösteren Bir Tipim. Farazi Konuşmak Evrene ve Tanrıya İftira Niteliğinde Benim İçin. İzahlar, Kanıtlar , Deliller ve Anlatımlar . Bu İlim Üzere 4 Yıl Hem Ana Bilim hem Alt Bilim Üzere Tahsil Yapmama Rağmen 2.5/3 Saatin Sonunda
"-Sen Boşver Bunları, Hepsi Yalan Ben Biliyorum." Sözünü Duydum. Ben Biliyorum Ne Kadar Cüretkâr Bir Söz Olmuş Değil mi? Yazarken Fark Ettim Bende...
Nereden Biliyorsun deyince ;
"Hani Bilgisayardaki Tarayıcıların Arama İmleci Olan Tekerlek Varya Aynen Onun gibi İşte.
Sanki Arama Yaptı da Biran Kayboldu Bildiklerinin Arasında!

10 sn Falan  Sürdü Sonra Hata Vermiş Olacak ki Arkadaş "-Biliyorum." Diyebildi Sadece Önü Açık Sonu Açık Tek Kelimeye Tutunmuş Gibi.
Herkes Kendi Dalında Sekmeli. Evet Kesinlikle Kendimizi Geliştirmeliyiz Ama Reddedişçi ve Faraziyetçi Yaklaşım Sergilemeden. Ben Biyolog'um Bir Ziraat Mühendisinin Bilgisine Erişebilirim Teorik Olarak ama Ziraat Mühendisini Reddedemem ya da bir Avukatı! Veyahutta Subayı.
Ülkem Siyasileri ve Askeri Yönetimi 40 Yılı Aşkındır Çeşitli Yollarla Çözmeye Çalışıyorlar Terör İlletini. Ama Bizim Çok Bilmiş Zihniyetimiz 30 Yıllık Siyasinin, 20 . 25 Yıllık Komutanı Fikir, Görüş, Taktik ve Savunmasını Reddediyor.
"İndir Oraya 100 Bordo Bak ne Oluyor." Diyerek 40 Yıllık Yarayı 40 Saniyede İyileştirebiliyorlar.
Hiç Bordo Gördün mü?
Hayır.

Askerlik Yaptın mı ?
Evet.

Ne Olarak ?
Piyade.
Göreve Çıktın mı? Çatışmaya Girdin mi? Destek Olarak Çatışmaya Sonra Katıldın mı?
Hayır.
Yat, Kalk, Sürün 5 km Koş. 15  Ay Sonra Terhis Oldu Geldin Demi.

Evet Kanka ve 100 Bordo İle Terörü Çözüyorsun Öyle mi?
Ama Kanka ... ... ...
Ya da Ülkem Gitmiş  Çok Uzun Bir Süre Sonra İlk Defa Katara Üs Kurmak İçin Karar Almış..!
Neymiş Katarda ne İşimiz Varmış! Gelişmiş Ülkeler Böyle Yapmazmış.
Dünyadan Haberi Yok ki Gelişmiş Ülkelerden Haberi Olsun.
Bütün Tarihimiz Boyunca Yabancı Çanakçılığı (Mandacılık) Var Olmuştur Ulusumda.
Yazmakla Bitiremem İnanın ki.
Birde Türk Olmayan ya da Ülkem Aleyhine Çalışan Herkesin Sözüne Tam İnancı Var  Ülkem İdarecilerine, Din Görevlilerine, Subayına Yalan Söylüyorlar Diyebilecek Kadar Biliyorlar.
Çok Biliyorlar.
Dilerim Anlatabilmişimdir. Bilmeyelim Sadece Bilebildiğimiz Kadarını Bilelim Lütfen.
Ölçülü Bilelim, Edepli Bilelim mi?
Selam ve Dua İle... [31.12.2015]/[İ.G]

30 Aralık 2015 Çarşamba

Yalnızlık

Mutludur Kalemler, Hisler Kelimelere Küskün.
Dingindir AŞKa Gönül, Çağlamaz Arsızlıklara
Rahmete Kavuşmuş gibi Beden Büsbütün
Yalnızlık Hissi Bile Güzel Gül Ağacı...

Tanrılarda Üzülür Yoksa Ağlamazdı Analar
Mevsim Geçişleri Hep Yarımdır
Yarımdır İnsan Kocaman
Bende Katilim, Ben de Suçlu
Yalnızlık Bile Baki, Güzelsin Hurma Dalı...

Ahenksiz dans eder Rakkaslar Müzikle
Şairler İlk Günki Gibi Yazıyor AŞKa
Dere Deste Karma Kumar Kelimelerimle
Yalnızsın Sen Bile Kelimelerin Tanrısı...

Azat Ettik Mutsuzluğu, Çabamız Sözlerde
Zaman Dedik Zaman; Var Bizim İçin bir An
Varsıllığımız Gönlümüzdedir Emsalsiz Sözlerle
Yalnızlık Rahmandandır..!
Ararız Selvi Ağacı...[28.12.2015]/[İ.G]

17 Kasım 2015 Salı

Mesela


 
Bir Gülüşü Var Mesela
Ki Ben ; "O" Gülüşlerin Müptelasıyım Canım.
"O" Gülüşlerde Var Bir Eda
Bir Gülse Ben Sizlere Ömür Mesela.
 
Aptal Ruhumun Yüreği Senli 
Aklım Bi Aceleci Hep Aceleci
Hava Soğuk ya: Üşüyor mu Acaba ?
Gecenin İkisinde :
İki Yutkunma Var Mesela...

Boynunun Kokusunu Arzularım
Ellerine Dokunamasam da, Tadıyorum.
İnşaALLAH var
İnşaALLAH Sözümüzde...
Geçmişe Düşmanım Ben
Sabahımdan Sonra Mesela...

İlk Günah Misali Isırılmış Arzular
Yansımalı Sözlere Gerek Yok ki
Devşirme Zaten Şimdiki Kadınlar
Ha Varlar Bu Dünya da Ha Yoklar Desem de
Yatakta Can Bulur O Kadınlar Mesela...
 
Kırmızıya Aşıktı Oysa Bütün Sevdalar
Satılık GülüşlerimizeAlıcı Bakışları Var
Mina'dan Düşen Taşlar Gibiydik Aslında
Ân'ı Yakalamaktan Bihaber Kuşlar Var Mesela...[10.11.2015]/[İ.G]
 

11 Kasım 2015 Çarşamba

Suçlu

İnfaz Edin Bütün Kararları
Yargılı Alınmıştı Hepsi Yanlış.
Yargılayın Tekrar Bütün Aşk'ları
Mahkum Edelim Tamam Aşık'ları.

Sevgisi Yok, Sadakati Yok
Ama Aşığım Diyorlarmış
Suçlu..! Aşırı Suçlu..?

Kendini Adamamış, Fedakar Olamamış
Ama Aşıkmış Adama veyahutta Kadına
Suçlu..! Daha da Suçlu..?

Gözünü Aşk'a ve Sevda'ya Kapatmış.
Lafa Bakmış, Söze Bakmış Yetmemiş
Bir de Cüzdana Göz Atmış
Ama Aşık'mış ve Seviyormuş
Suçlu Arkadaş! Suçlu..!
Daha da Aşırı Suçlu..? [02.11.2015]/[İ.G]

14 Ekim 2015 Çarşamba

Eksiksiz...

Niyazı Cem Eylemeyen Dilim
Gönlünde Suskun Katreler var
Yağmur Altındaydık.
Islandık...
Nisyanım Var bu Hayatta
Bütün Dalları Sağlam Bıraktık
Belkide Ondan Ayaktayız Hala.
Gözlerim Acıyor.
Gözlerim Arıyor.
Boyundan da Söz Edeyim mi?
Tam Dudaklarıma Değer Alnı Mesela
Hani Burama Kadar Dersiniz ya;
İşte Öyle "Tam Dudaklarıma Kadar"
Eksiksiz.
Bi Panik, Bi Heyecan
Sanırsınız Aşığım ben O'na...
Sonu Olmasa Bari Hezeyan!
SesSizlik ve Sakinliği Severmiş Belli ki;
Ama Mezarlığa Gitmemiş
Her Yudumda, Her Lokmada
İşte Yoruldum Şimdi...
İçimdeki Muzdarip Çocuk Varya
Elindeki Değneği Savuruyor!

Bir Oraya Bir Buraya.
Hayatım Acıyor Hatta Kanıyor.
İliklerim Serinledi O'nu Görünce
Yüzüme Hemen Bir Gülümseme
Yazarken Bile Gülümsüyorum Mesela.
Kelimelerim Tökezledi, Hayallerim İse Daldı Gitti...
Ruhum Bastı Çığlığı O'na
Duymadı ki Ne Beni, Ne Ruhumu...
Ruhundan Bir Ses Yükselsin
Haydi!
Seviyorum O'nu, Biliyor Bunu.
Gönlümün Talebi Tekrar Özgürlük
Ne Zindanım, Ne Karanlık Bende
Hayat Üç Harf İki Heceyle...
İsa dedim İsa Bu
Vasiyet Dolu Ağzım-Burnum.
Sanmayın ki İsayada Buluruz.
Öyle ya
İsa Üç Harften Bile Yoksun...
Tanrıya Gittim, Elim Boştu
Elim Boştu Ama Ruhum Sarhoştu!
Uff Anlatamadım yine.
Anlatamamak Ne Kötü..!
Beyaz Sayfalara Karalamalarım Çoktur
Anı, Acı, Hüzün ve Keder İle...
Hepsine Samimiyim
ve
Hepsine Sahte...
Pazara Çıktım Tezgahım Var
İp de Sattım , Can da Sattım AŞK da...
Ucuza Geldik Ucuza!
Yok Pahasına Gitmeyelim bari
Değerim Bellidir...
Hatırlatayım
Hayatım İki Evre :
Ondan Önce
ve 
Senden Sonra Diye...[13.10.2015]/[İ.G]

7 Ekim 2015 Çarşamba

Meylim Var bu Hayata...

ve
Belkide En Ayıbı Susmak
Öyle Edepten felan da Değil
Sevgiden Susmak.
Susmak ki ; Sevdiğini Söylememek
Bu İşte bu !
Edepsizlikten Susmak
Yokluğu Derdimde Gözyaşı Oldu
Ne Dertmiş
Gönlümde bu Arzu...
Meylim Var O Gözlere
Dolğun Kaş ve Esmer Tene
Meylim Var Ucu Açık Sevdalara...
İçimden Gelen bu Haslet Sana
Hitabın Var bak Burada
Gel !
- Hakkın Emrisin Bana.
Gel !
bu Bedendeki Kırmızı Ruha
Varidat İsteme "Gözlerim Eğil"
Ölüler Hep Şüphelidir bu Hayatta
Ben Yaşadıkça Sana Eminim.
Ben Yaşadıkça Sana Samimiyim.
Yaz Bunu bir Kenara
Değerlensin.
Ben Bu Hayata "Hayat Verenim"
Ben Bu Hayata "Hayat Verenim. [06.10.2015]/[İ.G]

16 Eylül 2015 Çarşamba

Ben Herşeyim

İsyanların Olduğu Bir Ülkem Var Benim.
Kendi Kendisi İle Savaşmayı Seven İnsanlarla Doluyum.
O İnsanlar Benim.
Ne Başkanım , Ne Başbakanım. İkisi de Benim.
Her Memleketin Asisi Benim.
İstediğimi Öldürür, İstediğime Ölen Benim.
İstersem Ölün Diyen Benim.
Sözler de Benim, Emirler de Benim.
Can Benim, Beden Benim. Bir Bütün İkisi Birdenim.
Pazarım var Ülkemde. O Pazar da Benim. Canları Satan da Benim, Can Alıcı da Benim.
İpim Var Pazarımda. İpler de Benim. İstediğim Renklerdeyim. Renkler Benim.
Sokak Satıcılarım var Ülkemde. Hem Siyahım, Hem Beyaz Olan Benim. İkisini de Öldürebilirim.
Çünkü Ölüm Benim. Silahları Kullanan Benim. Kurşun Atan da Benim. Kurşun Yiyen de Benim.
Bomba Atan, Etrafı Yakan, Yıkan da Benim. Kendimi Yakalayan Polis de Benim. Yargılayan Avukat da Benim.
Bu Ülkede Adalet de Benim, Hukuk da Benim.
Hapishanelerim Var Ülkemde. Hapishaneler de Benim. Gardiyanlar da Benim.
Türkü de Söyleyebilirim. Türkü de Benim.
Ağıt Yakanlar var Ülkemde. Ağlayanlar da Benim, Ağıt Yakanlar da Benim. Zaten Ağıt Bizzat Benim.
Anlaşmakta Var bu Hayatta Belki Benim Ülkemden Uzakta.
Olsun!
Anlaşma da Benim. Hayatta Benim, Ülke de Benim.
Barış da İsteyebilirim. Savaşta İsterim. Savaş da Benim Barış da Benim. Savaşada Bilirim, Barışa da Bilirim.
Kader de Benim. İster Giderim, İster Gelirim.
Çünkü Ülke Benim. İstediğim Gibi Yönetirim. Yönetim de Benim.
Ben Ülkeyim.
Ben Herşeyim.
Herşey de Benim..![İ.G]

15 Eylül 2015 Salı

Kırmızıdan İlhamlara

İlhamların Olmadığı Zamanlardayım
Kuru Gürültü Gibi Kendimi Duymaktayım
Ne Sevgim Kaldı Kendime Ne Saygım
Öyle Bir İSyanlardayım.
İki Hafta Geçti Sessizce
Cesaretim Kırık, Güvenim ise Derdest.
Sigaralar Yoğun Bu Günlerde
Yazmayı Seviyorum Bilirsiniz
Bilmediğiniz ise Kırmızı ...
İlhamların Çalındığı Zamanlardayım.
Başım Bir Dünya Uzaklardayım
Aynada Seyrediyorum Seni
Neredesin be Hazinem.
SeSi Geliyor Ara ara
Odalar zaten Hep Karanlık
Deresi Kahve Rengiydi Onun
Kaldırım, Yağan Yagmur ve ...
Kurudu Sözlerim, İlhamlar Çatlak
Sızıyor Sözlerimden Senli Düşler
Karanlık Günlerimde Sadece
Harmonik Bir ses Sen Diye.
İlhamların Hasta Olduğu Zamanlardayım
Yazmak Hiç bu kadar Ağır Gelmezdi Oysa!
Sen Kokan Kelimelerim
Sanırsın Kırmızı İdam Mangası
Üstümde Köşeli Battaniye
İçinde Çok Sinsi Bir Tehlike
Sabır Etmedin! Yemin Ederim.
Kırdık Bütün İnce Belli Bardakları.
Hava Kapalı Ben Daha Kapalıyım
Dert Diyorlarmış Dert!
Boşversene Onlar Hiç Bilmiyor
Kırmızının O Saçlarını.
Bir Şarkı İle Gülümseyen
Bir Kelime İle Üzülen
İlhamların Bile Terk Ettiği 
Kısa ve Sıska, Çelimsiz ve ...[İ.G]

10 Eylül 2015 Perşembe

Abime Giderek Yaklaşırken.

Dündü...
İş Çıkışı bi Arkadaşı Ziyaret Etmek İstedim. Bir Kaç Kez Telefonda onu Bulsamda Her Defasında Vazgeçtim. Uzun Süre Beklediğim 35-H  Geldi. Binip Hamitler Kent Mezarlığına Geldiğimizde Şoför;
"--Abi İçeri Giremiyorum" Dedi.
"-- Neden?"
"--Şehit Varya Abi Çok Kalabalık Araba Giremiyor İçeri" Deyince. EyvALLAH Dedim ve Mezarlığa Girdim. Gerçektende Mezarlık Normal Zamanda Olduğu Gibi Sessiz ve Tenha Değildi. Oldukça Kalabalıktı. Hem Araç ve Hem İnsan Çoğunlukta..!
Hamitler Garnizon Şehitliğine Yaklaştıkça her Defasındaki gibi bi Sıcaklık ve İlginç Bir  Ruh Hali Alıyor Beni. Bu Kez Yollarda Polisler ve Ambulans Görevlileri Var.Tanıdık Geliyordu Bu Sahne Bana. Kapıya Yaklaştıkça Polislerin Yerini Üniformalı ve Kamuflajlı Askerler Aldı. Birçoğunu Tanıyorum Elbetteki Ayak Üstü Bir Çoğunun Halini Hatrını Sorup İçeri Girdim. Hep Yalnızdır O Kapı. Hep Boştur O Şehitlik Anıtının Önü. Hep Kurudur  Şehitliklerin Üzeri ve Ağaçlar. O Gün Kapı Açık, Anıtın Önü  Dolu, Ağaçlar Islaktı...
Her Zamanki Gibi Davranamadım.
Selam Abilerim diye Bağıramadım.
Yüksek Sesle Hasbihal Edemedim.
Akıl Danışamadım, Dertleşemedim... Sırayla ; Talip Abi, Ramazan Abi, ... , Tolga Abi ve Abim İlyas GENEL.
Selam Çaktım Tam Karşısında Sessizdim bu kez ve Eminim Abimde Garip Karşıladı beni. Tam Yanında Bir Fidan Onun Yanında Bir Başka Fidan Adı Bahadır ve En Son Yarbayımız...
Yeni Yatırmışlar Bahadırı ve Yarbayı. Toprakları Hala Islak, Hala Nemli ve Hala Sıcak...
Dernek Başkanımız ali Abi ve Valilik Personeli Kemal Abiyi de Gördüm. Bir Kaç Soru Üzerine Biraz Olaylar Üzerine Konuştuk. Yoklama Alsak Yoklar ne Vali Orada Ne Belediye Başkanları ne de Siyasi Partilerin Teşkilatları. Hani Destekleri Nerede Diye Sormak İstedim de Herkesin Boynu Bükük Zaten.
Sormadım.
Ama Bursa Bölge Komutanı Sadullah SALDIK Paşa Orada yine. Şehit Babasının Tam Kolunda. Telkin Ediyordu Önümden Yavaşça Gittiler. Genç Birini de Götürdüler Ardından "Ağlıyordu" Ne Kadar da Şanslı...
"-- Askerlerden Öpüyor, ALLAH Başımızdan Eksik Etmesin Sizlri Diyor, Can Sağ, Vatan Sağ Olsun Diyordu."
Ne Desem ki Daha Önce İzlediğim Bir Film Gibi. Tek Farkla Şimdi İzliyorum O Zaman Yaşamıştım. Aradan 10 dk Geçti- Geçmedi Gözü Yaşlı İnsanlar Gitti, Askerler de Gitti, Herkes Gitti.
Zaten Hepsi Gider.
Abimin Tam Ayak Ucunda Oturdum. Etrafını Sildim, Kalabalığın Ezdiği Ağaç ve Bitkileri Temziledikten Sonra. Birden Bir Feryat Duyuldu. İrkildim ve hatta Titredim.
Tekrar Yaşamak Bu Olsa Gerek.
Tolga Abinin Annesi Zekiye Abla "Dayanamıyorum...""Bu Nasıl Acı Dayanamıyorum, Herkes Sağ VATAN Bile Sağ ama Bizler Sağ mıyız"
Zekiye Ablaya Sarıldım. " Tolga Abi Böyle Görmek İstemez Seni hadi Kendine Gel, Sakinleş Abla Bak Bizler Buradayız" Deyince Derin bir  İç Çekti. Sanki Sözler O An Ölmüştü. Ali Abi ve Zekiye Abla da Gittiler.
Ben Kaldım Elbette...
Hep Sohbet Ederim Abilerimle ama Abimle Olan Sohbetim Ayrıdır. Sessiz Olsam da Yine Sohbetimi Ettim. Bi Ara Yüksek Sesle Konuşmuş Olacağım ki ;
İnsanlar Bana Baktı " Gelirler ve Giderler"
Gelenlerin Hepsinde Ortak Bir Hareket Vardı. Hepsi 10-15 sn'ye Şehitliklere Göz Atıp İsimleri Okuduktan Sonra Sanki Sıra Misali En Son Yarbayımızın Başında Duruyorlar. Bir Dk'yı Geçmiyor Bir Fatiha ve Bir Dua Edip Gidiyorlar...
O Kadar Ucuz ki!
O Kadar Kolay ki!
Gelirler ve Giderler Zaten...
Bazıları Bana Bakıyor. Yüzümde biraz Tebessümle Onlara Bakıyorum. Hep Aynı Söz.
Gelirler ve Giderler. Bizler de Gelip Gideriz. Bizlerde Gelir ve Gideriz. ama Biz Yine Geri Geliriz.
7 Kişilik bir Aile Geldi. Ablanın Üzerinde Ay Yıldızlı Bayrağımız bulunan Bir Kıyafet var Siyahlar İçinde!!!
Çantasından Bir Buçuk Litre Su Çıkarttı ve  Önce Yarbaya, Sonra Bahadıra, Hakan Abiye ve Abime Pay Ederek Döktü. Dökerken Hem Dua Etti Hem Helallikde İstemeyi İhmal Etmedi.
Abimin Baş Ucuna Geldiğinde "hepsi nemli bunların dedi" Her Gün Sulanır ve Temizlenir Onlar Dedim. Nasıl Yani dedi. Aşırı Yabancı Bir Şekilde. Sen Kaçıncı Kez Geliyorsun Şehitliğe.
Takribi 50 yaşlarında, Kapalı ve Hafif Toplu bi Abla "Ben ilk Defa Geliyorum dedi"
Şehitleri İle Övünen Bir Milletin Vefasız Üyeleri, Anlık Duygu Şovu yapan İnsanlar. " Sen İlk Geliyorsun ya Bak (Elim 12 Şehidi Gösterir Şekilde)  Bunların Anaları, Babaları, Bacı ve Kardeşleri, Eşi ve Çocukları Sağsa Eğer Her Gün Gelirler, 2 Güne Bir Gelirler, Haftada Bir de Olsa Gelir.
Muhakkak Gelirler...
Burası Anasız, Babasız Kalmaz..."
Hepsi Bir Bizim İçin. Her  Günümüz Onlarla Bizim Deyince Gözlerinden Yaş Süzüldü. Ben Gülümsedim.
"Gelirler ve Giderler" Onlar da Gitti...
Biliyorum Elbette O Abla Buradan Çıkıp Gidecek Belki Bir İki Saat Duygusal Olacak,  Sonra Akşam Evinde Televizyon İzleyecek, Uyuyacak ve Sabah İşe Gidecek Belki Sonra..?
Sonrası Unutacak Ta ki Bir Sonraki Şehide ya da Bayrama Kadar.
Abime Döndüm. " Gelecek ve Gidecekler, Sadece Bu Dedim"
Bahadırın Başında Sessizce Ağlayan Bi Abiyi Fark Ettim. Kalkıp Yanına Gittim " Babasımısınız ?"
Elleri Arş-ı Alada Gözleri Islak. Döndü İşte O Zaman Cebrail Bile Sendeledi. Aynı Şeyler İşte, Aynı Değişmemiş ve Değişmeyecek...
Siz Hiç Yutkunamamak Nedir Bilir Misiniz? ve Kaç Kez Sözlerden Dolayı Yutkunamayan Birinden Cevap Beklediniz? Ya Siz Hiç Yutkunamamak Nedir Bilir Misiniz?
Zorladı Boynunu Biraz Aşağı Doğru
Kırık,Bölük,Dağılmış bir Ses Tonuyla Hayır! Arkadaşıyım dedi. Sarıldım Sözsüz.
Aklımdan Babasıyım ama Arkadaşıyımda diye Geçti. Boynunu Yere Eğdi ve Gitti.
Abimin Başına Tekrar Geldim. Yarbayın Başında biri Çömelmiş ben Farketmedim.
Kirli Sakallı ve Gözlüklü, Genç Biri. Fark Ettiğimden Beri Yaklaşık 20 Dakika Oturdu Yarbayın Başında. En Uzun Kalan Oydu Zaten. Kalkınca Yarbayın Mezarından Bir Avuç Toprak aldı. Sendeleyerek Yürüyordu, Toprağı Cebine Koydu Sıkı Sıkı tutup.
--Çıkar Onu Cebinden dedim.
Her Yer Buz Kesti. Gelenler Durdu, Herkes Durdu ve hatta Hayat Durdu O An...
Bende Aldım Avuç Avuç Toprak. Ama Hepsi Kurudu, Abimin Toprağı Eksildi de Bir Nebze Olsun Serinlemedik. Ama Onlar Toprağı Sıcacık Tuttular, Hala Sıcaklar ve Hala Yalnızlar dedim.
"Sen  Aldın ya Bir Avuç Toprak, Göreceksin O Aldığın Toprak Değil Üzerinde Yürüdüğün Toprak Zaten O Olduğunu, Her Yağmurda O Bir Avuç Toprak Kokmayacak, Toprak Kokmayacak O Kokacak"
Oda Ağladı. Neden  Ağlıyorlar ki. Ben Olanları Söylüyorum. Ağlatmak Gibi Bir Niyetim Yok.
Dertleşiyorum Belki Hiç Tanımadıklarımla.
Çok Gelenler ve Gidenler Oluyor Elbette.
Bahadırın Başına Gelen Çift de bunlardan Sadece Birisi.
Bahadırın Kardeşi Misin ? Arkadaşı Mısın Dedim?
Nişanlısı Olsa Gerek Keskin Bir Şekilde Dönüp Baktı Bana. Edirneden Okul Arkadaşıyım Dedi.
Üniversite mi Diye Karşı sorunca Evet Abi Yakın Arkdaşıydım Dedi.
Arkdaşıydım! Bahadır Ölmüş Bile..!
Annesinin, Babasının Yanına Gittin mi Dedim?
"Ne Yüzle Abi" dedi. Çok Uzaklaşma , Bak Önünde Bahadır va Onun Yüzü Yetmez mi Dedim*
Çömeldi Bahadıra Sanki Birşey Duyar Gibi.
"Hiç İhmal Etme dedim. Biz Bekliyoruz, Hep Bekliyoruz. Arkadaşları Olarak Arasınlar, Konuşsunlar İlyas'tan Miras Deriz Diye. Ama Bekliyoruz İşte. Sen Bahadır Ol. Anasını , Babasını İhmal Etme Eğer Gerçekten Yakın Arkdaşı İsen Dedim"
"Abi Burada Yaşamıyorum" dedi.
Olsun Telefonla da Olsun İhmal Etme Onları, Sende Bahadırı Görürler Dedim. Geldi Sıkı Sıkı Sarıldı; Çok Sıkı Sarıldı Hem de.
Zaten Hep Sarılırlar. Ağlarlar , Bizde Ağlarız ama Ben Ağlayamam. ABİM KIZARDI.
Dua İsteyerek Müsadeyle Gitti.
Yine Baş Başayız 12 Kişiyle. Şimdi Rahatım Demeye Kalmadı. Zengin Olduğu Hal, Hareket, Araba ve Fiyakadan Belli Olan Biri Geldi. Onunla da Böyle Uzun Uzadıya Sohbet Ettim. Ben Anlattım O Dinledi, O Anlattı Ben Örnek Verdim Hayatımdan. Hava Karardı İyice. Beni Otobüse Bıraktı Emanet Ettim ALLAH'a Onları.Eve Geldiğimde Geç Olmuştu Epey...
Sokak Olaylarına Şahit Oldum Gelirken...
Sessizlik ve Yogunluk Hakimdi Geceme!
İyi Geceler...[İ.G]