şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2022 Salı

Çağırmadım

Ben çağırmadım ki
Sessizliğin daveti senden geldi 
Buyrun daveti bozdu dengeyi 
Benim cehennemim bu kime ne
Normallerin en doğusundayım
Benden daha uzak bir kıta yok
İçimden daha büyük dünya yok
Biliyordum o günah benim
İstemsizliklerle birlikteyim
Şşşş
Aman sakın söyleme
Sermestim mesela sensiz senelerce
Alam güzelliği var yüzünde ile naif gülüşünde
İki kelimem var tabi rolsüz değilim bende
Kimine aşk'ım kimine kocaman romeno
Biliyorum dünümden geçtim
İddialıyım!
Güzel oyunların ihtiraslı tarafıyım
Hiçbir konu konuşulmaz senin adın ile
Yoksa pasajları yanlış mı yazdım 
Mesafelerin mesafesi olamam ki sanmıyorum
Yerden göğe belkide, göğün bile ötesinde 
Bile bile bakmıyorum ki göğe
Sen istemezsin belkide ölümsüz bir bencillikle
Amatör ruhların masörü benim
Orgazmın eşiğindesin sakın 
Tümcelerimle okşarım bütün hücrelerini
Aramızda kaldı o son doğru
Defterimin düzeni yok ki
Sözüm sadece dilimde
Ayrılık mı bu sensizlik
Hududum yok bana sensizlikle
Ben çağırmadım sensizliği
İstemezdim elbette sessizliği
Sen sadece sus ve koş
Ben mi artık zamansız...[İ.G]
 
Görselin çizimi tarafıma aittir.

 

1 Haziran 2022 Çarşamba

Geçenlerden bir anı

Büyük sayılmayacak bir sohbetteydim bu gün.
Aniden peyda oldu aklıma, çıkamadım girdabından dağıldım bir anda.
Hoş geldin inkâr ve merhaba dolanan laflar.
Sözlerin gelişini
Kabul eder miyim ki bilemedim
Şiir yazmıyorum ki ben
Eskiden güzeldi şiirlerim
Eskiden güzeldi sözlerim
Eskimeyen sen.
Vahyoldun yine kulaklarıma
Durma al hayatım senin olsun
Ucuz ticarete gerek yok
Kimsenin rengiyle ilgilenmiyorum
Mahzenine ruhmu mahsur ettiğin an
Kuşlarla karar verdik
Martılar ve Kahkaha
Hımmm
Birde zamanla olan sözümüz var.
Muhatap alıp büyüttüğümüz miraslarımız
Yetimce; bir bu cepte bir o cepte
Dücane oldum iyice
Eksenim mi kaydı dersiniz
Belki de...
Sözlerin birbirini kovaladığı yerde
En önemlim değil midir
Hiçbir soru haketmez yaşamayı
Varsa "Aşk'ın" anlat bileyim
Bir duygu seline düştüm
Ne cama çıktım
Ne duvarları dövdüm
Eve kadar tekrar tekrar sözleri yuttum
Unutacak değildim elbette
Utanacak hiç değilim.
Ruhetli seviyorum rengim koyu
Senin körlüğünle ilgilenmiyorum
En son kızıldenizi yaracaktık
Kıskanma artık yurdunda bile değilim
Gidiyorum
Sınırlarıma aldığım seni ve sana bahşettiğim kendimi
Alıyorum!
Nem'in demini aldı bedenimde
Gözlerim doydu ruhunu seyreyledim
Güz bahçenize komşuyum
Bahçenizde kuzgundan şarkılar
Kısa süren o şarkılar
Gizli gizli yaşamaktalar
Kelime kelime dinliyoruz
Satır satır ağlayarak...[İ.G]

Görsel çizimi tarafıma aittir.

 

24 Mart 2022 Perşembe

Düzgün düşüyorum

Düzgün düşüyorum senelerce sensiz
Kalktığım biranlarda bile
Sana benzer bütünler
Sanki ilffin delisiyim bütün seslerin bekçisi
Bir anım var istersen bahsedeyim
Zaten insan isterse dilediğini istediği an yapabilecek biri
Pekiyi adem niye sessizdi
Doğru bilinen değil misin sen
Neyse
Sakince uyardı beni gecenin sesi
Ya bir an varsın yada bir anda varsın
Sessizce çekti kenara
Ya bir alırsın yada birde kalırsın
Sanki hurdye bilmecesi
Sanki hurdcaydı dili
Dinledim gecenin sesini
Sessizdim ve yalnız 
Tabi sınırların adamıyım vesselam
Kendi sesiydi gecenin belli ki
Sikt*r çektim bütün birikimlerine
Onun kuralları bana göre değil ki
Bohem bir ruha sahibim
Aksi hakaret gibi
Ne bir an vardım nede bir anda kaldım
Ne bir aldım nede birde kaldım
Bütün duyguların katili bendim
Toprağa koyup ilk adımı da ben attım
Hazırdım
Nişan bile aldım
Ve Rap Rap Rap
Sesini duydum?
Gecenin sesinden bağımsız!
Yalnızdım demiş miydim
Öyle canlıydı ki sesi
'Sesinizi duydum efendim'
Tekrar merhaba
Tekrar flört
Tekrarlarımla
Çığlık attım ortalıkta
Tabi yalnızım elbette evde
Halıya düzgün düştüm 
İlmekleri yüzümde şekillendi
Hızlıca toparlandım, çok büyük olmayan evimde
Yalnız olduğumu bile bile
Oda oda aradım
Sessizce
Ve
Nefessiz
Sanki o nefes bile gidecekti bilinçsizce
Hatırlamadığımı düşünüyorum 
Sanırım ağlıyordum
Neydi bu şimdi
Neydi benim yegane tonumu ve tınımı geri getiren
Mahkeme salonundayım
Karar verdim birden
İlişkiler maslahat güzarı seviyesine inmişti bile
Sonrası yazlak oldum
Bir soluk şarkı duydum 
Sabaha kadar sessizliğimi buldum 
Bitince herşeye
Ses gitti
Gece bitti
Bitenler bitmişti bile
Yalnızdım böylece...
Buda böyle bir anı meşhur geçenlerimden...[İ.G]
Görselin çizimi tarafıma aittir.

1 Şubat 2022 Salı

Misal ol ki

Mecnun idim yastığım elimde
İstidad aramadı ki gönlüm
Zaten leyla benimle
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Yağmuz altında gezerdi ellerimiz
Güzelliklerimize birleştirdiğimiz
Gök yüzünde işaretlediklerimizde
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Ardımızdan sözümüzü duyan olmuş
Kem gözle aşkımıza söz etmiş
Bu gönül tek yaştadır
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Seninle başladı yine ilahi komedya
Cennetten kovdular beni sana geldim
"O" da bilemezdi cennetten bile güzelsin
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Eskidi hislerim ben artık yokum
Hislerimle var olduğumdu
Yabancı değilim ki ben "O" yum
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Sonsuz yaşamı yaşıyorum seninle
Bu sır sadece benimle
Mahkum değil miyim gözlerine
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Dupqe'ye giderdi ayaklarım
Yeri yok, Yurdu zaten yok
Gönlüm sende kaldıya
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Soyunda gel dedin yanıma, Geldim.
Üşüdüm ısında gel dedin, Geldim.
Çok konutun Sus da gel dedin, Geldim.
Boynuma taş astım
Gel ey leyla
Misal ol ki -o-
Doğduğumandır soygunum kendime
Öyle aşka bulandım ki yeniden
Sıyrıldım ben kendimden seninle
Öyle ısıttım ki gönlümden aşkla
Sözüm bitti sensizlikten sustum.
Taş astım leyla diye boynuma
Tahtın olsun.
Şöyle
Yanıma Oturmaz mısın. [İ.G] / [21.01.2022]
 
 

 
 
 
 
 
 

16 Ocak 2022 Pazar

Nasılsınız...


Serzendim ben yine bu yana. Yine sabah bir kalktım ortam loş, gözlerim loş. Uyumaktan değil yok yok.Tam 4 sene belkide 1400 gece arka arkaya saymadım inanın.Gecenin mimarına hastayım. Öyle  böyle karanlık yapmamış. Ucunu bulamadım karanlığının. Hani derler ya Dibin Dibi diye. Hah işte öyle.

Şimdi nasıl anlatayım ki veya anlatmalı mıyım bilmem. Paylaştıkça azalanlar  olduğu kadar paylaştıkça çoğalır bazıları. Kızıla çalardı teni,ipeksiydi dokusu şimdikiler gibi değildi dokunuşu. Bakışları mesela içimde, içimi delen içimden geçen bakışları. Boyu benden bir tık uzundu; olsun. Ne alınganım ben ona ne küskün. Hesabım Tanrıya yazılmıştır varya hep dilden mideye.

Bir Varmış Bir Yokmuş.

Zaman aktı ben gebeyim. Öyle bir hasta oldum ki hem Devrin Ecnebisiyim hem Gülmezim. Kevser kesik, çizik ve çivi. Vardır böyle denklemlerim. İçimde koca bir kulübe dışım ise metruk bir matruşka. Zamanı devrettik devran ettik yetmedi göğe feveran ettik. Hem cebraille hem mikaille hasbihalen göz yaşı devşirdik. Azraille ilerledik ve hava karardı, gök yanıldı. Sanırsınız dağlar yürür üstüme. Biliyorum ben bu dağlardan biri ile aşk olacağım yine belkide. Yalnızlık işte o zaman yalnızlık "Banane". Ne gelen oldu ne  kahpe. Lanet düşlerim ve iğrenmeli gülüşlerim. Sevgisizsiniz ey insanlar, pislikler. Nasıl da acımasızsınız Kırmızıya. Nasıl üzülmezsiniz lan. O benim gülüşünde yandığımdı pervasızca. Nasıl Nasıl...

Tanrı geldi yanıma teselli etmek istedi belkide. Öyle isyan doluydum ki nisan  oldu tanrım. Tanrı da yoktu bende ve zaten kırmızım da. Gebe düşük doğdu: Fidanları kırdım, Toprağı soldurdum, Hayatım çekildi elimden susadım ben Kırmızı. Al'ım gitti dünyam ise artık bomboş. Tanışmak ister misiniz boşluklarım ve yokluklarımla.

Siz Bilirsiniz...

Varsıllar sürüsü, yorgan yığıntısı, dolap güveleri, Terliksiler...

Değerli olan ne- varsa toprakta, Ana yüreğin sen kokar. Sürgün edilmedim ben zaten mahkumum ebedi. "Ne Yalanlarım Ne Kabul Ederim" beni bilirdin sen eskiden ve Ben bilirsin seninle... Artık mimar bitirdi işini, karanlıklar tamamen içimde ve kendime yeminim "O" sözünü tutmadan "İSA" yoktur.

Günaydınlar hepinize.

Nasılsınız? [İ.G]/[16.02.2013]

8 Temmuz 2021 Perşembe

Benim..!

Dünden beri dokuzuncu güz benim
İlgi veya Sevgi değildir istediğim
Sanmayın ki açım ben bunlara
Öyle ya güzün içindeki vaha benim
Şairin kelamları şiir ile sevişmekli
Acıyı boyayıp sevince geçmeli
Sanmayın ki sahte bir hevesti
Öyle ya acının içindeki şehvet benim
Utanıyorum yerden ve utangaç gökten
Sahi özür dilemeli miyim martılardan
Yatağa attığım gözyaşlarından
Biliyorum ki o yaşlardaki düş de benim
Dengeyi severdik suda gezerken
O bir gelecek ben bin gidecektim
Gülüşleri çok sade ama bakışları kanlı
Öyle ya kanda rüya gören benim
Öyle ya dengenin tahtası bile benim
Evrensel rüyalar görsek de kapitaldi hislerim
Toplum nezdinde bencilliği sevendim
Tek olan  tek doğar ve tek ölür
Tekilliğin hiçliğine gelen benim
Adım yazılı gökte ebced ile
İnkişaf eden elemce benim
Bakana göz duyana ses iken
Giz idi her şey adı insiraf olan benim
Kadim lisan ve harap olan harflerle
Eşyaya isim koyan benim
Suya ateş atıp balık istesem de
Balıktaki a-lık benim
Hizaya geldi şehvet ve diz çöktüm
Dizlerimse tutkuluydu içimde sen dürtüsü
Sevişmek arzusunun yalancısıyım
Öyle ya Kırmızının karanlık yüzü benim
Korkun baki kalmasın istemem
Derinlerdeyim göklerde ne işim var benim
Üşüyorum anılarda dalgınım seninle ve savaşıyorum
Savaşın ortasında ilk ölen benim
Sana yaklaşıyorum Sağdan belki de
Ateş var içimde Ateşlerle yanıyorum
Kuruyorum ben Kuruyor muyum ey mor menekşe
Menekşeyi kurutan Alev benim
Öksedir ağacım sırlı yapraklarımla
Hem inenim hem çıkan benim
Kokun gelse de parmaklarıma
Parmaklardaki kokuya yabancı olan benim
Sağlamdı temellerim yıkılmadan önce
Hızlı idi nefes alışlarım 
Geçen her sene ve saniye solumaktayım seni
Yıkıkların içinde hayatta kalan benim
Son Putumu istiyorum ki yıkayım
Elimde değil ki baltam hâlâ eksik
İbrahim'e selam ediyorum ki kendime koçum 
Koçu kurban edecek balta benim
Maskeli yüzleri ve samimiyetli gülüşleri
Ayrıca pervasız hislerin saldırısındayım
Sürgün edildim mahkumum savaşlara
Sürgüne esen yelin kokusu benim
Devrimci kelimeler ve Felsefik sözler
Ne Zalime karşıtım ne mazlum olandım
İkisine de yabancıyım ve ikisine de yalancı
Mazlumca kendini öldüren Zalim benim...[İ.G]

14 Haziran 2021 Pazartesi

Kahrolsun 2008

On dört sene ve her gece, Her gecem ayrı bir sene
Müjdeli yaşıyorum bu hayatı, Duygularımsa zaten kapitalist
Sanmayın ki sosyal ve eleştirel, Yok yok ne ismi var ne saçı
Kara değildi kaşları ve kalemle konuşmazdı, Nede olsa  gündüz kuşları
Duygum kırık kalbimse katı, Mahzen misali bakışları dipten dibe
Kibbele'nin kapısından geçti çok oldu, Marttı yine ey kalbim müjde
Mart ayı lanet ayı belki de, Kırılmadı bu döngü ama kırılmalı
Nefes olsun bu cana, Rahmet ile gelsin diye
On dört sene her ayım, Her ayım on dört gün
Her günüm on dört gece, Her gecemse on dört sene
Tam on dört sene...
Rakamlara göz kırpıyorum, Beş ile flörtüm belki de
Boy veriyor denizimde, Oysa rengim bile kırmızı
Tanrıya ikramım oldu, Söz verdik kendimize
Sanma ki satırım rakamsız, 33'ü nereden bileceksin
Üç ile  başlayan Postegrom, Dört  zaten Alevli
Uğurlu sayım yok ki, Beş ise Pontegromdur benim
Mesajlarım çok mu dersin, Ama bahar heyecanlı
Kahrolsun kuru devrimler, Teşekkürlü merhaba
Düzensiz mısralara hastayım, Gevşek bir rasttayım
Koşuyorum ama durgunum, Kim bilir belki de kıskanıyorum
Malum çağlar utangaç sırlar, Kavaklar zaten yel'liydi
Hocaların çantasında neler var acaba
Ses geldi, Sesi geldi sonra Kendi geldi
Sonra Gitti...
Anonim bir yokum biliyorum, Doğum haritam belli
Elinde bilezik öyle hünerli, Heykel gibi hayatım zaten traşlı
Üç numara bakışlarıyla, kulaklıkta Emelden LOST var
Sokaklarımda mücahitler, Zalime zalimce  savaşçı
Söz var Tanrıdan, Önüm sis ve ardım siste
Kahrolsun İki bin sekiz
Kahrolası 2008...[İ.G]
Görsellerin çizimleri bana aittir.

8 Haziran 2021 Salı

Gard'ım Düşük

Ölümün tılsımı var elimde. Günlerden bir morphy günü ve ben selam çakıyorum göğün göğsünden. Kaotiğim son zamanlarda ve yıllar önceki bir pasaj dilimde.

" Mantıklı gelen intiharlarım var benim . Sebepsiz ölmüyorum ki kendi dünyamda."

Benim dünyamda zalimler de yok mazlumlar da.
İç geçiriyorum kendime ve ben su üstünde yürüyebiliyorum. Su hayattır bilir misiniz oysa ben yanıyorum. Aklım Hemen feridundüzağaç'a gidiyor ve açıyorum Alev Alev şarkısını. Anlamı çok çok büyüktür bu şarkının benim için. Her ahengime  renktir ve her daim raks eder benimle. Dünya aheste şu anda ağaçlar bile salıncaklı.
Diyor ya şarkıda
"KENDİMİ KAYBEDİYORKEN OLMAKTAN KORKTUĞUM YERDEYİM! SENDEYİM!"
Ne kadar da derin değil mi?
Sahi ben olmak istediğim yerde miyim ?
Öyle malayani konuşmuyorum ki. Haz peşinde koşuyorum yani. Bilgi benim haz'zım ve belki put'um. Sanmıyorum ki bilmediğime tapıyorum. Yaptığımı ben bilerek yapıyorum ve dahi ben bile bile yanıyorum.
Bildikçe haz alıyorum ve haz alıyorum ben bilgilendikçe...
Koşacak gücü de bulamıyorum kendimde ve muhtemel ara renk olamayacak kadar aromatiğim.
Hee birde korkağım ben. Kendime bir bilet dahi kesemeyecek kadar. Duvarına yaklaşamayacak kadar.
İçimden geçti böyle söylemek .
Geldiğinizce gelebilirim derdim hep ve biliyorum ki tuttuğunuz kadar bırakmayacağım.
Öyle ise azrail ile olan mektubuma geçiyorum .
Ruhumu satamayacak kadar da beceriksizim.
Toplumsal bir acı içimde. Göğsümde ise onun bakışlar korusu. Anısı ise sahte, kelimeleri bir tiyatro  aklımda ise büyük bir sahne. He ayrıca Kelimelerim hem kedi hem faredir bilesiniz.
Dinlemek sıkıcıdır galiba, sanırım, eminim ve bilmiyorum .
Ve bir Mayıs günü morphy'i selamlıyorum.
Göğün göğsündeyim gardım düşük
bir adım bekliyorum... [05.05.2021] [İ.G]



7 Haziran 2021 Pazartesi

Popülizm

Normalde kalemim art arda açılmaz sevgilisine. Biraz tripli biraz da masumane utangaçtır kendisi.
Mahzenden çıkartır kelimeleri özür dolu cümleleriyle eyhaneme...
Ismarlamaz duygusunu
zaten
yoktur onun ısmarlama duygusu.
Olağanca sıcak ve olağanca deli...
Ne Filistincidir, Ne doğu Türkistan'cı, Ne denizde ölen Mülteci ne de Afrika'cıdır kalemim...
İçi hep yanar bunlara ve yandıkça adım atar ileri.
Medyatik bir zamanı da yoktur popülist değildir kendisi...
Acıya kardeşti eskiden duvarları üstüne gelse de.
İdama götürse de tutacaktı elbette verdiği her sözü kendisi.
Hayat işte akışta gerekti.
Kimimiz son şişe şaraba aşık, kimimiz şaraba düşürene
Kimimizin alnı secdede kimimizin göklerde...
Ismarlama duygumuz yoktur
ki bizim 
İçimiz bin parça ama dışımız tekil.
Diyecek sözü kalmayanlar elif der başlar cümlesine ve cümlesi yarım kendisi yarım elif yarım...
Ha ben
Ben Kırmızıcıyım.

İçim de dışım da kırmızıdır benim.
Eskiden turkuazdım rengim anca denizlerdeydim...
Belkili cümlelerim ihtimaldir elbette ama duygularım ise tamamen ihtilal.
Ama oldu!
Korksak da adını anmaya
Düşleyebildim elbette, yaşasın popülizm.
Ucuzdu klavyemiz ve uzundu  şarj aletlerimiz. Neydi İslami jargon zulmü engelleyemeyen onu duyursun mu ? Kısadan.
Çok da reklam arası gibi sanki.
Medyada akan kan ve göz yaşı temalı yaklaşıma kapılmak ebrehenin ordusuna fil olmaktan bile farksız.
Yarına elveda diyenler sandıkta yine merahabayla mühürlerler.
Halay çekenlerdi, dilim karpuzdu derken ha birde dezenfektan vardı gündemimizde...
Bu sabah söz vermiştim 214 sayfalık TEHANU'yu bitirecektim.
Başaramadım.
Kaldım son 72 sayfada gün bitti yalanım belliydi zaten.
Ki zulme göz yummayacaktım.
Bunu da ben istemedim elbette.
Hadi bir screenshoot daha alalım ve kahrolsun bütün siyonizm ama var olsun ihalelerde bütün Siyonistler...
Tepkiliyim!
Ne kadar
"ÇOK"...[12.05.2021][İ.G]

 (Görsellerin Çizimi Bana aittir.)

4 Haziran 2021 Cuma

Yer , Deniz, Gök ve Agora...


Size Söylüyorum
Ey Deniz 
ve
Size Geliyorum Ey Gök.
Hitabım oluyor bu modernist bakışlara ve bütün yatışlara.

Mihraba doğuyorum oysa saatim şaşkın buralarda...
Onlarca zaman geçti ve ben kararlarımla ünlüyüm. Ani ve Dönülmez kararlarımla.
Eskinin flu'luguna katilim onu öldürdüğüm. Çok selalar okundu boğazımdan göğün üstüne doğru. Nice ezanlara uzandı kurumuş başlıklarım da  anca gölgesi oluştu.
Herkesin olmadığı zamanlarda doğdum ve ben kararlarımla ünlüyüm.
Nice eleştirilerim oldu siyasete ve putperest siyasetçilere. Agora dayım sahnede paganları öldürdüler yeni tanrıya hizmet ederken.
Agora dayım...
Nice ağıtlar yaktım öldürülen tanrıların peşine. Gündelik ağıtlarım var benim oysa farısî değil ki bakışlarım.
Hümanist miydik hepimiz ?
Yok canım sen feminazi bağımlısı değil miydin ?
Size söylüyorum Ey Deniz ve Ey Gök!
Dalıp kalmak istemiştim senin sinende sepesessiz...
Çıkmak belki birkaç adımlaydı oysa her anım narkoz değilmiş.
Abime gitmiştim. Hep Giderim, gideceğim...
Ağlarlar genelde orada, kıs kıs kahkaha atarak yazıyorum ve her anım sendin.
Ona da sıra gelecek elbette.
Savruluyorum.
Kararsız kaldığım bir an bile bilmiyorum sonrası zaten KIRMIZI.
Kırmızı!
Kırmızı Çizgimdir dikkat.
Sözlerim sarhoş köşem boş ve dünyam ise ıssız. Issız olanlar savrulurmuş öyle dediler.
S*ktirsin gitsinler.
Benim yerim de yurdum da bellidir, bir ömür sığdırdım oysa o bakışlara.
Denizler hyper motion geliyor artık sarp değil dalgaları
Ve
Bakire değil artık bacaklarım. Süpürmüyor gülücükleri martılar ve sloganlı yakamozlar. Doğru ya kahrolsun baloncuklar.
Üç söz söylediler. Her söz birbirine düşman kalanlar diğerlerine kıyas ve sonuncu zaten p*çin teki...
Sonsuz değil ki bu döngüm. 1500 yılın sonunda döngüyü de anlıyorum.
Sanırım anlıyorum.
Anlamalıyım.
Belki de anladığını sanacak kadar savruluyorum.
Saat gece 00.58 ve tarihlerim 19 Mart 2015 aklıma gelen biri var.
Farkhunda!
Yeri Kabil 
Yer Afkanistan.
Hiç eksik etmezim Farkhunda'ya selamımı...
Size Söylüyorum Ey Deniz  ve Size Geliyorum Ey Gök.
Pontegrom ile Kırmızı...[24.05.2021],[İ.G]

2 Haziran 2021 Çarşamba

Araftan Güruha...

Kağıt kalem yoktu elimde seneler sonra abimin başında kağıt kalem tuttum tekrardan. Hep yaptığım rutindi aslında evet evet artık bir rutindi.
Rutinimse hepsine tek tek selam vermek yüksek sesle.
Aldırış etmeden etrafa.
Araftan Mahşere...
Ee sayıları artık çoğaldı malum uzun sürmekte. Abimin başındayım ve artık 30'lu yaşımı biraz aşmakdayım.
Bir mezar taşının başındayım ben. İlk defa abimin fotoğrafının basılı olduğu mermer parçasını severken garip hissettim.
"İnsan abisini taş da sever mi dedim."
Taşa eğildim taş sararmış, taş yıpranmış ve taş yaşlanmış. 
9 senedir yaptığım eylem ilk defa garip geldi bana.
Abimin başındayım, küçük bir taş ile seviyorum abimi. Askeri nizam ile bir selam ve hızlıca bir hal hatır ettikten sonra döküyorum içimi dışımı abime.
Sırdaşım o benim .
Sırlı Taşım.
Teslimimdir ben tamamen abime ve belki de saplandım kaldım.
Ne kadar da zor bir ifade benim için.10'larca gül ağacı var üzerinde onlarca gül açmış ve al bayrak dalgalı göğünün yerine.  Teselli buluyorum kendim ile o fotoğraf arasında.
Yok ya hasta değilim
Hayat merhaba..!
Geldiğimizden beri yollardayız son günlerle tanrı ile savaştayım.
Bu hayata savaşmak için mi geldim yoksa aramak için mi bilmiyorum.
Belki yollarda heder olmak içindir ne dersiniz.
Günlerdir şiddetli rüyalar görmekteyim acı ile uyanmaktayım. Uykusuzum.
Uykuyu Özlüyorum.
Uyku Özlenir mi?
Özlüyorum.
Ne mescitteyim ne secde de ben ancak abimdeyim. Yıllar önceki yalnızlığı yok buraların!
Artık doldu buralar, taştı, taşıyor ve onlar ikişerli yatmaktalar.
4 yiğit daha, sonra kapanacak bu tarafın macerası.
Tabi siyasiler için buralar maceradan başka bir şey değil. Önceden gelirdi vali, belediye başkanı veya adamları şimdi devletçe tenha buralar.
Pandemik etkidendir yoksa onlara her gün vatan millet ve Sakarya..!
Güvenlik birimlerinden olan polisle geldik şehitliğe ee malum otobüsler çalışmıyor bu tam kapanmalı kapanmasızlıkta. Güç sahiplerine serbest mesela.
Hee filistin saldırısı varmış piyasada
kahrolsun israil
kahrolsun siyonizm
nidaları var dimağlarda.
İsrail'deki bir enerji şirketinin 1/4 ü türk şirketinmiş mesela. İç ihalelerde öncelikli değiller miydi bu Siyonistler.

Neyse,
Neyse,

kahrolsunlar.

Polis kardeşle bayramlaştık şehitliğe kadar ağzımızı bıçakla açamazdınız. İnsanlar polis aracını görünce bir gergin, bir telaşlı. 

Polis kardeşte bizden değil ki cezadan çekiniyorlar diyor sesli düşünerek. Ee muhakkak ondandır elbette. Arefe günü de annem ve babamı getirmişler. 

Şehit ailelerine hürmetten mi bilemem belki de ondandır. Diyor ya baştaki zaat şehitlerin emanetleri diye. İhanet dolu ifadelerle.

Şehitliğe geldiğimizde inanır mısınız huzurluyum oysa ben "ölümden nefret ediyorum." Korktuğumdan değil benim sevdiklerimi elimden aldığından. Polis şehitliği kalabalıktı inanmalısınız yalnızlık bile yabancı artık buralara.

Nedense gururluyum ve Gurur doluyum.

İnsanlara karşı bir güruh besliyorum ve biliyorum ki kontratımı unutmayacağız. Hepsine sesleniyorum "Selamın Aleyküm" diye.

İçten içe "Aleyküm Selam"...
[12.04.2021].[İ.G]


13 Nisan 2021 Salı

Sevr Eyledim

 Ne Gezginim Nede Seyyah

Ama Konar Göçer de Değilim

Sen Ararım her Göğüste Bir Nefes İle,

Küçük Bir Sel Beklediğim.

Beklemek ne Yabancı bir Kelime

Alabildiğine de Yalancı.

Adem Değilim ki Çıkayım Cennete

Koşmak Umurumda mı Sence

Havvayı Sorarlar Bana

Her Tende Havva Arayan Bendim.

Dünüm Düştü açıldı Pontegro

Sana Katil hiç Değildim

Ne Koşandım ama çok Yoruldum

İsa Değilim ki Artık Can Vereyim

Çarmıhtayım Gergince.

Tanrıyla Tarihimiz Aynıymış

Ben Yazar O Okuyanmış

İnsan Lisanında Vah Tüh ile

Ne Kınayanmışım ama Çok Kınanan.

Size Ne..!

Cahille Sevr Eyledim

Yollarına Taş Döşeyerek

Bilmişe EyvaALLAH'ım yok

Bir Yudum Suyla bile

Ahir Zaman Vel Cemaat

Atlar İtler Kurtlarla Ulular

Kahpeliğin Rotası Adamlığa Dönmüş

Ruhlarıysa Zaten Orospu

İki Diş bir Gülüş ile

Yolculara Revan Olunmuş.

Maskem Yok ki, Yabancıyım Sizlere

Öncesi Sonrası Kalmadı ki Artık Bende

Kırıklarla Kurulan Belki

Çatlak Cümlelerle

Senden Geçtim

Serden Geçtim

Ama Kırmızıysa Pontegro...[11.03.2021 / İ.G]




6 Nisan 2021 Salı

Arş-ın Hesabı

Akıyorum O Bakışlara, Ama Çığlıklar var Etrafta Sessiz 

Engelsiz Bak Bana, Bakışlarınla Ak Bana...

Gözlerindeki O Derinlik Arşın Hesabı İle

Belki İçsiz bir Nakarat, O Nakarat Sensiz ve Sessiz...

Yoksa Sen Ben Misin ?

Sahibin Değilim Hoyratça Konuşuyorum öyle

Akıllı Biri Hiç Değilim!

Engelleme Bırak Sal, Koş ve Keş

Hatta Serkeş...

Daveti var Kuşların Kırmızıyla Bana

Tanrıya Selam Söyle, Aklımda bir Soru...

Hadi bi Oyun Oynayalım Seninle,

İki Kelime, İkisi de Yabancı, İkisi de Yalancı

Göremem Sensizliği de Sessizliğini de

Sanma ki Duruyorum ve Yorgunum

Yok Yok...

Ben Hala Sana Doluyorum.

Arş-ın Hesabı Bakışların, Göğsüm Yarılıyor Titremekten

Koştukça Uzuyor , Uzadıkça Koşuyorum

Göğsümse Gözlerinde

Öyle Savruluyorum ki

Ne Arş Var Önümde Nede Ötesi

Kulaklarımda anca Farîsi bir Çığlık

Gözlerimde Yeni Doğma bir Sis

Arşa Çıktım Belki de

Arş-ın Hesabı ile...[İ.G]




30 Mart 2021 Salı

Pontegro

 

Pontegro Dünyasındayım Flu Ve Cansız

Pencerem Açılmış Dünyaya

Eski Lisan Ve Lügat Bilgim Depreşiyor

Ve Belki De Düşük Doğurdum

Sanatsal İcraatlerim Var Bu Dünyada


Devrimci Kaşlarım Uçsuz Uçuşlarım

Oysa Tanrıda Severdi Kırmızıyı

Yolu Ruhi Revanda Bir Sensin

Sende Kalan Anca Bir Küçük Nefestin

Yasaktı Meyve ve Diğerleri...

Ama Aşk-I Narı Serbestti

Deniz Kenarındaydım Telefon, Kulaklık Ve Sigara

Dalgalar Nefes Alıyordu Çata Çata

Diyor Ya Tanrı Boyam İle Boyanın Diye

Rengim Yok, Tadım Yok Canım Yok

Yok.

Yine Yok.

Gecenin Rengi Sendin Ve Sen

O Bakışların Ve…

Eser Gibi Esrar Gibi Ve Narkoz

Göğüm Yarıldı Çatlak İse Derin.

Sormayın Pontegromu

O Ancak Bendedir.

Pontegromsa Yok.[İ.G]

2 Haziran 2017 Cuma

AkŞam

Akşamın Kendine Gel
Akşama Akşam gibi Gelin
Akşam Olup Gelin
ERTELEMEYİN
Akşama Akşam ile Gelin
Akşam "Şiir" ile "Şair"in Buluştuğu
-Yer
-Mekan
-ZAMAN
O Zamanda Çok Özel Bir An "Akşam"
Şiir'in Şiirliğe Soyunduğu "An"
Şair'in Şiir'i Arzuladığı "Zaman"
"AKŞAM"
-Her Hüzün
-Her Keder
-Hep Akşam
Akşam Tek Sırdaş
Akşam çok Karanlık ve
"Karamsar"
Akşamı Ertelemeyin
Akşam ki Gündüzün Bekçisi
Gecenin Nöbetçisi
Akşam ki
"Mimar"ın Öne Eseri
Akşam "Sır"
Akşam "Giz"
Akşam "Mit"
Akşam Tam bir EFSANE
Akşam Siyah hem SimSİYAH
Akşamın Kendine Gel.
Akşam ile Kendine Gel.
Akşama Akşam İle Gel...[02.06.2017]/[İ.G]




29 Şubat 2016 Pazartesi

Neyleyim

Umutsuz Bekleyişlerimize Bir Kuru Tane
Acziyetimiz hat Safhada, Çürük Kokusu
Kayıplarla Buluşlar Tek Hedef Savaştayız.
Sevgi bile Karşımda Yeğlemem Düşmanı.

Yatırdım Saatleri Sol Göğsüme
Çektim Yorganı Göz Bebeklerime
Ateş Yağar  Tenime Sensizim.
Sevgi bile Karşımda Neyleyim Düşmanı.

Kara Kaplıdır Kara Kalelerin
Aşılmaz Yerlerdesin  Gelemem
Örme Duvar Aramıza Geçemem
Sevgilim bile Karşımda Meyletmem Savaşa
Savaşı Neyleyim ki İstemem ben İstemem...

Uzun Yollarımıza Yıldızlar Yağdı SeSSizce
Kara Cahil Kadın;
"-Sus Pis, Aşağılık Aşık..."
Ter Dökme Ey Can.
Eyy Aşk
Kaybeden Ne Sen ne Ben
Yalnızlık Böyleyken Neyleyim Savaşı...[24.02.2015]/[İ.G]