8 Temmuz 2021 Perşembe

Benim..!

Dünden beri dokuzuncu güz benim
İlgi veya Sevgi değildir istediğim
Sanmayın ki açım ben bunlara
Öyle ya güzün içindeki vaha benim
Şairin kelamları şiir ile sevişmekli
Acıyı boyayıp sevince geçmeli
Sanmayın ki sahte bir hevesti
Öyle ya acının içindeki şehvet benim
Utanıyorum yerden ve utangaç gökten
Sahi özür dilemeli miyim martılardan
Yatağa attığım gözyaşlarından
Biliyorum ki o yaşlardaki düş de benim
Dengeyi severdik suda gezerken
O bir gelecek ben bin gidecektim
Gülüşleri çok sade ama bakışları kanlı
Öyle ya kanda rüya gören benim
Öyle ya dengenin tahtası bile benim
Evrensel rüyalar görsek de kapitaldi hislerim
Toplum nezdinde bencilliği sevendim
Tek olan  tek doğar ve tek ölür
Tekilliğin hiçliğine gelen benim
Adım yazılı gökte ebced ile
İnkişaf eden elemce benim
Bakana göz duyana ses iken
Giz idi her şey adı insiraf olan benim
Kadim lisan ve harap olan harflerle
Eşyaya isim koyan benim
Suya ateş atıp balık istesem de
Balıktaki a-lık benim
Hizaya geldi şehvet ve diz çöktüm
Dizlerimse tutkuluydu içimde sen dürtüsü
Sevişmek arzusunun yalancısıyım
Öyle ya Kırmızının karanlık yüzü benim
Korkun baki kalmasın istemem
Derinlerdeyim göklerde ne işim var benim
Üşüyorum anılarda dalgınım seninle ve savaşıyorum
Savaşın ortasında ilk ölen benim
Sana yaklaşıyorum Sağdan belki de
Ateş var içimde Ateşlerle yanıyorum
Kuruyorum ben Kuruyor muyum ey mor menekşe
Menekşeyi kurutan Alev benim
Öksedir ağacım sırlı yapraklarımla
Hem inenim hem çıkan benim
Kokun gelse de parmaklarıma
Parmaklardaki kokuya yabancı olan benim
Sağlamdı temellerim yıkılmadan önce
Hızlı idi nefes alışlarım 
Geçen her sene ve saniye solumaktayım seni
Yıkıkların içinde hayatta kalan benim
Son Putumu istiyorum ki yıkayım
Elimde değil ki baltam hâlâ eksik
İbrahim'e selam ediyorum ki kendime koçum 
Koçu kurban edecek balta benim
Maskeli yüzleri ve samimiyetli gülüşleri
Ayrıca pervasız hislerin saldırısındayım
Sürgün edildim mahkumum savaşlara
Sürgüne esen yelin kokusu benim
Devrimci kelimeler ve Felsefik sözler
Ne Zalime karşıtım ne mazlum olandım
İkisine de yabancıyım ve ikisine de yalancı
Mazlumca kendini öldüren Zalim benim...[İ.G]

14 Haziran 2021 Pazartesi

Kahrolsun 2008

On dört sene ve her gece, Her gecem ayrı bir sene
Müjdeli yaşıyorum bu hayatı, Duygularımsa zaten kapitalist
Sanmayın ki sosyal ve eleştirel, Yok yok ne ismi var ne saçı
Kara değildi kaşları ve kalemle konuşmazdı, Nede olsa  gündüz kuşları
Duygum kırık kalbimse katı, Mahzen misali bakışları dipten dibe
Kibbele'nin kapısından geçti çok oldu, Marttı yine ey kalbim müjde
Mart ayı lanet ayı belki de, Kırılmadı bu döngü ama kırılmalı
Nefes olsun bu cana, Rahmet ile gelsin diye
On dört sene her ayım, Her ayım on dört gün
Her günüm on dört gece, Her gecemse on dört sene
Tam on dört sene...
Rakamlara göz kırpıyorum, Beş ile flörtüm belki de
Boy veriyor denizimde, Oysa rengim bile kırmızı
Tanrıya ikramım oldu, Söz verdik kendimize
Sanma ki satırım rakamsız, 33'ü nereden bileceksin
Üç ile  başlayan Postegrom, Dört  zaten Alevli
Uğurlu sayım yok ki, Beş ise Pontegromdur benim
Mesajlarım çok mu dersin, Ama bahar heyecanlı
Kahrolsun kuru devrimler, Teşekkürlü merhaba
Düzensiz mısralara hastayım, Gevşek bir rasttayım
Koşuyorum ama durgunum, Kim bilir belki de kıskanıyorum
Malum çağlar utangaç sırlar, Kavaklar zaten yel'liydi
Hocaların çantasında neler var acaba
Ses geldi, Sesi geldi sonra Kendi geldi
Sonra Gitti...
Anonim bir yokum biliyorum, Doğum haritam belli
Elinde bilezik öyle hünerli, Heykel gibi hayatım zaten traşlı
Üç numara bakışlarıyla, kulaklıkta Emelden LOST var
Sokaklarımda mücahitler, Zalime zalimce  savaşçı
Söz var Tanrıdan, Önüm sis ve ardım siste
Kahrolsun İki bin sekiz
Kahrolası 2008...[İ.G]
Görsellerin çizimleri bana aittir.